JADELANIAKEA 'YI

Yakından Takip Edin!

Bolluktan İşleyen Realiteyi Yaratma

Psişik Korunma Yöntemi

Kristal Çocuklar

Kendini Sevmek

Bolluktan İşleyen Realiteyi Yaratma

‘Fakirlik en büyük hastalıktır.’

Sizde de bu hastalıktan var mı?

Para sizin için nedir?

Çok çalışıyorsunuz ama yine de ortada gelen bir para yok mu?
Her sistemi denediniz, tüm uygulamaları yaptınız fakirliği sözlüğünüzden ve bilincinizden bile çıkardınız ama yine de olmuyor mu?
Artık herşeye ve kendinize olan inancınızı yitirdiniz mi?
Ya hayalleriniz?
Halen bekliyorlar mı?

Ben maneviyat bolluğu istiyorum paraya ihtiyacım yok şükür; ama sevgi sahip olamadığım tek şey mi diye mi düşünüyorsunuz? Ya sevgi ve para aslında aynı realiteden işliyorlarsa? Bolluk ihtiyaç duyduğunuz herşeyi kapsayan bir kavram ise?

Hiç düşündünüz mü neden insanlar çok başarılı kişilere imrenerek bakıyorlar ?Sadece çok paraları olduğu için mi,gülümsedikleri için mi, mutlu oldukları veya çok konforlu hayat yaşadıkları için mi? Gerçekte o insanlar neye çok fazla sahipler de kendisinde buna sahip olmayan insanlar böylesine imrenerek bakıyorlar? Bunu keşfetmeye hazır mısınız?

Bu eğitimde Bolluk Realitesine geçmenize izin vermeyen tüm inanç,program,his,bakış açısı ve yetersizliğe hizmet eden her ne varsa değiştirip dönüştürmeye hazır mısınız? Bollukla hiç tanışmamış veya unutmuş tüm bilinçler bütünüyle Bolluk alanına geçip oradan işlemeyi alışkanlığa dönüştürmeye ve sizler artık hayatınızda eksiklik ve yetersizlikler hissetmeden yaşam yolculuğunuza Bolluğun sunduğu tüm hizmetlerle devam etmeye hazır mısınız?

Psişik Korunma Yöntemi

Sürekli nazara geldiğine inananlar, hayatında ne yaparsa yapsın hiç bir şey yolunda gitmeyenler, birinin bakışıyla hastalananlar, doğuştan şanssız olduğuna inananlar, üzerindeki bitkinlik, bıkkınlık, isteksizlik, yönsüzlük hissi hiç bitmeyenler, hiç bir şey başarmaya gücü olmayanlar, nasıl olsa bu da olmaz diyerek denemekten bile vazgeçmiş olanlar, istediğim hiçbirşey olmuyor diyerek istemeyi bırakanlar bu eğitim evet hepsini değiştiriyor!

Atalarımız bu durumu yıldız düşüklüğü olarak tanımlamış. Doğum anınızda DNA randımanızın oluşmasına en çok etkisi olan yıldızınızın, şimdiye kadar hiç duymadığınız bir teknikle yükseltilmesini sağlıyor ve psişik saldırıların alanınıza girmesine izin vermeyen bir aura yaratma gücünüz açığa çıkıyor.

Yükselen yıldızınızla birlikte olumsuz tecrübeleri geride bırakarak artık pozitifte yaşamayı öğreniyorsunuz. Bu yıldızın enerjisi tüm yaşamınıza kolaylığı,refahı ve ihtişamı yaratacak güçtedir. Düşük titreşimlerden arındıkça kolaylıkla her istediğinizin gerçekleştiğini ve fazlasına da hazır olduğunuzu hissedeceksiniz. Ve tüm dış programlamalardan ve saldırılardan özgürleşmeyi öğrendiğinizde kendi enerjinizle baş başa kalmanın huzuru ile yaratımlarınızı rahatlıkla sürdürebilirsiniz.

Nasıl bu kadar şanslı olabildiğinize şaşıracaksınız ?

Kristal Çocuklar

Kristal çocuklar Galaktik merkezden gelen,kristal auraya sahip, DNA sını normal insanlardan çok daha yüksek kapasite de kullanan, bilgi aktarmak üzere gelen, pek çok kere enkarne olmuş, arınmış,yükselmiş bilge ruhlardır. Peygamberler ve erenler kristal auraya sahiptir.

1987 yılı ve sonra ki yıllar kristal kuşağın bu realiteye yoğun olarak geldiği dönemdir. Kristallerin duru görü ve duru duyu gibi psişik yetenekleri çok kuvvetlidir.Evrendeki herşeyle bağlantı içindedirler ve akaşik kayıtlarında ki bilgilere rahatlıkla ulaşarak tüm bilgeliklerini bu realiteye çekebilirler.

Kristallerden önce öncü ve rehber olarak gelen indigo kuşakla aralarında çok belirgin farklar gösterirler ve indigolarında bilinçlerini daha üst seviyeye taşımalarına yardım ederler.

Son zamanlarda tüm ebeveynlerin evlatlarının her konu hakkında bir fikri olduğunu, çok zeki olduğunu, farklı yetenekleri olduğunu, yaşından çok olgun tavırlar sergilediğini, fikirlerinin çok ileri görüşlü olduğunu söylediğini duymuşsunuzdur çünkü onlar çocuk bedeninde bulunan bilgelerdir.

Yine son kuşağın aşırı derecede telefon, bilgisayar ve bilgisayar oyunlarına bağımlı olduğuyla ilgili çok şey işitip okumuşsunuzdur. Evet bunlar doğru ebeveynlerin bu konuya farklı açıdan bakarak bu kristal kuşağın düşünce gücüyle yaratmaya çok daha fazla alışkın olduğunu ve enerjetik düzeyde herşeyin çok hızlı gerçekleşmesini beklediklerini bu realitenin titreşimini yükselterek geldikleri yerin özelliklerini aktive etmeye çalıştıklarının farkına vararak onları bu bağımlılıklarıyla yargılamak yerine destekleyerek bu gezegen için daha iyi şeyler yaratmalarına yardımcı olmaları gerekmektedir. Unutmayalım ki bizlerde ebeveynlerimizle pek çok konularda farklı bakış açılarına sahip olduk ve zaman geçtikçe bazen onları haklı bulduk bazen hatalı.Ebeveynleri tarafından desteklenen ve hoşgörüyle karşılananlarımız kendileri ve dünya için daha çok şey yapabilme imkanı buldular.

Onlara anlayışla yaklaştığınızda karmaları ile boğuşmak ve bilgeliklerini ispat üzere kullanmak yerine sahip oldukları tüm bilgeliği yapmak için geldikleri şeyi yapmaya aktaracaklardır.

Tüm bu bilgisayar oyunları,telefonlar ve hızlı yaşam bu realiteyi onlara daha uygun hale getiriyor ve kendilerini ait oldukları yerde hissettiriyorsa belki bakış açısını genişletmek onlara daha fazla yardımcı olmayı sağlayabilir.

Tüm insanlık yüzyıllarca ayrılık yaratacak pek çok konu, alan, dil,ırk yaratmışken empatiden uzak yaşamayı benimsemişken onlar smile ' ler geliştirerek tüm insanlık için ortak bir dil yarattılar,tüm dünyayı birbirine kolay ulaşır,etkileşir kıldılar ve insanlar artık kendi yaşadıkları süreçlerden geçen binlerce insan olduğunu farkettiler,yalnızlık hissinden kurtuldular, ortak platformlar da birlik bilincinde buluştular.

Bende biliyorum evet negatif sayılabilecek farklı detaylar da var ama bunlar bizlerin alması gereken yaşam dersleriyle ilgili,nitekim tüm insanlığın hiç tepkisiz,yargısız,sorgusuz ve sorunsuz yeni bir sürece geçmesi pek olası değil öyle değil mi?

Pozitifte kalarak Kristaller tüm insanlığı ışık hızına alıştırmaya çalışırken onlara yardımcı olmayı seçersek bu neler yaratır buna odaklanmaya ne dersiniz?

Ve öyle de oldu...

Sevgiyle...

Kendini Sevmek

Ruhun besini sevgidir.Bu onun yaratıldığı şeydir.Tıpkı bedeninizin bu dünyada var olan her elemente sahip olduğu için onlara ihtiyaç duyması gibi ruhunuzun da sevgiye ihtiyacı vardır.

Sevgiye kaynak olmayı ve iletken olmayı unutursanız ki çoğumuz bu dünyaya gelirken veya geldikten sonra ki çevresel şartların etkisiyle bunlara öncelik vermeyi unuturuz.Sonra sevgi alıp vermediğinizde veya verip almadığınızda bu enerji düğümlenmeleri sizi hasta eder. Bu bir dengedir ve tüm varoluş bir denge üstüne kuruludur.

Her ne kadar başka insan ve canlılarla sevgi alışverişi sizin ruhsal sağlığınızı destekliyor olsa da öz de sizin kendinize sevgi besliyor olmanız gereklidir öyle ya kişi kendinde olmayanı dışarıya nasıl aktarır?

Bizler sevgi,şefkat,merhamet,anlayış,hoşgörü erdemlerini öğrenirken bunu hep sanki dışarıya başkalarına karşı uygulanan erdemler olarak algılıyoruz ve asıl barış ve huzur içerisinde sevgiyle titreşmesi gereken kendimizi unutuyoruz. Bir insan olduğumuzu bir ruhumuzun olduğunu bazen bize birinin hatırlatması gerekiyor.Bizim içimizde huzur, mutluluk yokken,özümüze şefkat hoşgörü yokken dışarıya bunu nasıl yansıtırız? Evet maskelerle bir yere kadar ilerliyoruz,sonra bu maskeleri taşıyamayacak hale geliyoruz, yoruluyoruz!

Affedin kendinizi! Niçin? Herşey için! Kendinizi sevgisiz, yalnız, çaresiz bıraktığınız, yargıladığınız, bazen yargılamadan infaz ettiğiniz, desteksiz bıraktığınız için yaratıcıya kızdığınız, kendinizi sevmeyi bıraktığınız için evet kendinize ağır ve zor sınavlar yarattığınız içinde affetmelisiniz!

Affedin,sevin ve onurlandırın kendinizi,yaşamınızı dününüzü bugününüzü yarınınızı!

Kendi kendinizin en büyük destekçisi olun.Ruhunuzu,kalbinizi,bedeninizi yaşamınızı onurlandırın ve sevgiyle kabul edin kucaklayın !Yaşamınıza giren herkese, başınıza gelen herşeye ,Yaratıcıya, hayata teşekkür edin her ne olduysa bugüne gelebilmeniz için oldu!Bu sizin seçiminizdi! Seçimlerinize saygı duymayı öğrenin. Yaşamınızın sorumluluğunu elinize alın, başkalarını suçlamak hayatınızın kontrolünü başkalarına bırakmak demektir.Sorumluluğun yük olduğu inançlarınızı serbest bırakın...

Kontrolü ellerinize aldığınızda hata yaptığınız her an için affedin kendinizi,kendinize hata yapma lüksü tanıyın, hatalarınızı da sevgiyle kabul edin ve hata yapmadan da öğrenebilmeyi seçin! Yaşam seçimlerimizden ibaretse tüm yaşam derslerinizi sevgiyle ve kolaylıkla gerçekleştirmeyi seçin.Kendinize biçtiğiniz tüm cezaları sonlandırın,ruhunuzu attığınız zindanlarda sevgiye aç bıraktığınız günleri sonlandırın...

Kendinize daha çok hoşgörülü olun daha çok sevin daha çok kucaklayın! Siz de çok olsun ki yayılsın, artsın, çoğalsın ve bu dünya daha mükemmel bir gezegene dönüşsün...

Ve öyle de oldu...

Sevgiyle...